Piyanoya Başlama Yaşı Nedir?




Müzik becerisinin, dil becerisi ile ortak noktaları vardır. Yeni doğan bebek, anadil gibi karmaşık bir yapıyı öğrenebilecek şekilde hazırlanmış, ancak tamamen boş ve öğrenmeye hazır bir bilgiişlem sistemiyle dünyaya geliyor ve hayatının özellikle ilk dört yılında bu önemli yetiyi kazanmakta inanılmaz başarı gösteriyor. “Temel müzik becerisi” dediğimiz kavramın da bu yapısal yatkınlıkla doğrudan ilgisi bulunduğu ve bu dönemin, müzik becerisinin geliştirilmesinde çok önemli olduğu kabul ediliyor. Dolayısıyla, çocuğunuzun geldiği bu yaşa kadar süregelen müzikal yaşantısı ve bundan sonraki birkaç yılında yaşayacağı deneyimler, ilerisi için çok değerli oluyor.


Kavramlarda karmaşa yaratmamak için, “temel müzik becerisi” derken neyi kastettiğimi açıklamalıyım. Normal fiziksel ve bilişsel kapasiteye sahip çocuklardan, doğru yöntem ve zamanlamayla, doğru müzik eğitimi alarak % 95 oranında ulaşılabileceği ispatlanmış olan temel müzik becerisi: '1) Doğru entonasyonla şarkı söyleme 2) Doğru ritim kulağına sahip olma 3) Bunlarla bağlantılı doğru devinimleri yapabilme' olarak özetlenebilir. Yani kabaca, detone olmadan şarkı söyleyebilen, ritim tutabilen ve tam olarak dans demesek de, dans benzeri devinimlerle vücudunu müzikle uyumlu olarak hareket ettirebilen insanlardan bahsediyoruz.


Bu becerinin bir toplumun gelişimindeki önemini vurgulamaya sözcükler yetmez. Ülkemizde sistemli bir müzik eğitimi genel eğitim sistemi içinde on yıllardır yer alsa da, pek çok farklı olumsuzluğa bağlı olarak, maalesef bu konuda çok ileriye gidemediğimizi kabul etmeliyiz. Macar eğitimci / besteci Kodaly bu durumu şöyle özetliyor : “Müzik öğrencisi yetiştirmek, bir toplum yetiştirmektir”.


Dolayısıyla, çok küçük yaştaki çocukların müziğe olumlu tepkiler vermeleri, şarkı söylemeleri, dans etmeleri, müzik aletlerine ilgi duymaları beklenilebilir bir davranıştır ve birçoğumuzun sahip olduğu ortak bir özelliktir; ancak bu özellikler, doğru zamanda, doğru şekilde geliştirilmezse, bu yetideki “hazır olma durumu” zamana bağlı olarak azalacaktır.


Bununla beraber, çok küçük çocukların doğrudan piyano derslerine başlamasında belirli güçlükler vardır. Bunun başında, bu zor çalgının gerektirdiği fiziksel ve bilişsel özelliklere küçüğümüzün ne ölçüde uyduğu gelmektedir. Bazı eğitim sistemlerinde küçüklerin uygunluğu için basit bazı testler yapılabiliyor; bunlar standart ve bu yaş için oldukça anlamsız olan ve nedense ülkemizde müzik “yeteneğinin” tek şartıymış gibi kabul edilen işitme testlerinden oluşmak yerine, onun sahip olduğu küçük kas becerilerine, konsantrasyonuna ve müzikal algısına odaklanan konulardan oluşuyor. Ancak tecrübeli öğretmenler, içinde belirli konuları test eden küçük aktivitelerin olduğu bir ya da birkaç tanışma dersi yaparak öğrenciyle çalışmak isteyip istemeyeceklerine, öğrencinin bu eğitimi kaldırıp kaldıramayacağına bakabiliyorlar ki bu da özünde doğru bir yöntem.


Öğrenci bu eğitime alınırsa, “usta çırak” ilişkisiyle öğrenilen “standart” piyano eğitimi anlayışlarının, sadece bu işe özel olarak ilgi duyan, tolerans düzeyi yüksek, sınırlı sayıda çok küçük öğrencide başarılı olabileceğini, büyük çoğunluğun sonunun ise başarısızlık ve hayal kırıklığı olacağını söylemek çok da zor değil. Kreş çocuğu, kırk beş dakika piyano başında oturarak alacağı bir piyano dersinden yüksek olasılıkla sıkılacaktır. Gereksinimi olan, neredeyse her on dakikalık periyotlarda değişen, enerjik, oyunvari aktivitelerle ileriki piyano eğitimine hazırlık yapacağı aktif bir derstir.


Ülkemizde çalgı pedagojisi özelinde eğitimci yetiştiren programlar bulunmadığından, okul öncesi döneme yönelik donanıma sahip piyano öğretmenleri maalesef sayıca çok yeterli değil; olanlar da, sistematik ve kurumsal yardımlar alamadan, genellikle kendi çabalarıyla ve emekleriyle yollarını bulmaya çalışıyorlar. Bu nedenle, eğer bu konuda yetkin bir öğretmen ile çalışamıyorsak, çocuğumuzu çok küçük yaşta doğrudan piyanoya başlatmak yerine, bir başka önemli alternatifi değerlendirebiliriz: Okul öncesi dönemde kreş ve anaokullarında verilen müzik dersleri, eğer ciddiye alınarak yapılıyorsa, öğrencilerin altyapılarını doğru şekilde yönlendirebilir. Bu yeterli olmuyorsa, ülkemizde süratle gelişen Orff ve benzeri temel müzik eğitimi yaklaşımları, bu dönemi geçirmekte önemli basamaklar olabilir. Eğer okul öncesi dönemin pedagojisinde uzman bir piyano öğretmenine ulaşma şansınızı düşük görüyorsanız, temel müzik eğitimi alternatiflerini de gözden geçirebilirsiniz. Bu şekilde küçüğümüz, müzik becerisini geliştirerek bu değerli yaş dönemini değerlendirip, standart bir piyano eğitimini kaldırabileceği yaşta piyano derslerine başlayabilir.


Buğra Gültek


Piyano Eğitimcisi / Müzik Yazarı


www.piyanopedagojisi.com

www.gultekpiyanoakademisi.com

gultekpiyano@gmail.com

Piyano pedagojisi ile ilgili olarak sürekli güncellenen makaleler ve yayınlarımız için lütfen www.piyanopedagojisi.com sitemizi ziyaret ediniz.

187 görüntüleme