Piyano Eğitimi - Bilimsellik İlişkisi


Çalgı eğitimiyle ilgili en yaygın tartışmalardan birisi, bu eğitimin ne ölçüde bilimsel olabileceği etrafında yapılmıştır ve yapılmaktadır.


Kişisel algılayışların, tecrübe ve bilgi birikimlerinin usta - çırak ilişkisiyle nesilden nesile geçtiği bir sanat dalında, ne kadar bilimselleşilebileceği, üstünde mutabakata varılabilecek objektif kriterlerin hangileri olduğu uzun yıllar tartışılagelmiştir. Tüm sanat dallarında olduğu gibi, müzik sanatında da bireysellik, gerektiğinde tüm yerleşik kalıplara ve objektif kriterlere başkaldırı kaçınılmazdır ve tarih boyunca defalarca yaşanmıştır. Bununla beraber, başlangıç piyano eğitimi, ki en göz ardı edilen ve aslında en önemli olan aşamadır, bilimsel birçok ölçüte göre değerlendirilebilir ve metodolojik yaklaşımlar kullanılabilir.


Bunun temel nedeni, başlangıç öğrencisinin sübjektif sanatsal kriterlere gereksinim duymaması ve sadece metodolojik yaklaşımlarla eğitilme zorunluluğu değildir. Aksine, ilk derslerden itibaren öğrenci, öğretmeninin yönlendirmesiyle müzik sanatının karmaşık dünyasına adım adım girebilir. Bununla beraber, merkezi sinir sistemimizin çalışma prensipleri, öğretme ve öğrenme mekanizmaları, piyano öğrencisinin ileri aşamalarda karşılaşabileceği teknik ve müzikal sorunlar gibi konular artık bilinmektedir ve bunlarla ilgili yapılabilecek bilimsel ve objektif metodolojik yaklaşımlar, bu eğitimde önemli bir verim artışı sağlayabilir.


Aslında, başka yazılarımızda, “materyal seçimi” konusunda detaylı olarak değinmeye çalışacağımız, öğretmen ve öğrencilerin arayış içinde oldukları “doğru piyano metot kitabını bulma” ve onu kullanma arayışı da, bu bilimsellik içinde objektif temellere yaslanmak ve sınırları önceden belirlenmiş bir ideal “bilimsel piyano eğitimi” içinde yer almak arzusundan geliyor olabilir. Günümüz dünyasında, bilim ve tekniğin bu kadar ilerlediği ve günlük hayatın vazgeçilmezi olduğu bir anlayışta, bu arayış da olağan karşılanmalıdır.


Kısaca özetlemek gerekirse, piyano eğitiminin temel kuralı, bilimsel gerçeklere aykırı düşmeyen ve doğa kanunlarını zorlamayan, gerektiğinde sistematik, gerektiğinde tüm kurallara boş verebilen ve öğrencinin müzikal düş gücünü sınırlarına dek zorlamaya açık bir “orta yol” arayışına girmektir denebilir.


Piyano eğitimi tarihine bakıldığında, “sistematikleştirme” ve “bilimselleştirme” arayışı belirgin biçimde kendini göstermektedir. Pianoforte’nin ilk dönemlerinde egemen olan “parmak ekolü”, teknik sorunların çözümüne yönelik binlerce etüdün yazılmasına yol açarken aslında amaç, “piyanist yetiştirecek standart bir formüle” ulaşmaktı. Bu amaçla mekanik aletler bile icat olmuştu. Takip eden Romantik Dönem'de, parmak ekolü geçerliliğini korusa da, tıbbi gelişmelerin sunduğu kısıtlı bilgileri, sundukları olanaklardan daha yüksek önemle değerlendiren “Anatomik – Fizyolojik Ekol” mensubu piyanist ve eğitimciler, bu sefer, kas ve iskelet sistemimizin iyi anlaşılması ve kontrol edilmesiyle ulaşılacak bir “ideal-bilimsel” çalma ve eğitim anlayışının özlemi içinde oldular. 20. Yüzyıla dönülen günlerde, bir başka sihirli kavram eğitimcilerin kapsama alanına girdi: “Merkezi sinir sisemi ve onun çalışma prensipleri”.


Ancak tüm bu ekoller gelip geçerken ve günümüzde, bilerek ya da bilmeyerek bu üç felsefenin bir karışımını kullansak da, elde edilen bilimsel verilerin getirdiği sistematik metodolojik yaklaşımlar, sağladıkları tüm avantaj ve olanaklarla, işin en önemli kısmında tıkanmaktadırlar: Sanat eğitimi bireyseldir, herkesin algılayışı, hayata bakışı, karakteri, fiziksel ve genetik özellikleri farklıdır. Dolayısıyla, her ne kadar dolaylı ya da dolaysız arayışlarla “herkes için geçerli” bir standart eğitime olan özlem sürse de, kanımca bu hep bir “ulaşılmaz” olarak kalacaktır.


Büyük bir dezavantaj gibi görünen bu durum, aslında sanatın en güzel, en gelişmeye açık ve insan karakterini en iyi betimleyen durumudur. Yani sınırlar ve kısıtlılıklar olduğu kadar, bu sınırları ve kısıtlamaları yıkmaya yönelik bir enerji de daima olacaktır insanoğlunda. Piyano eğitimi de, bu genel çerçevenin dışında değildir.


Buğra Gültek


Piyano Eğitimcisi / Müzik Yazarı


www.piyanopedagojisi.com

www.gultekpiyanoakademisi.com

gultekpiyano@gmail.com

Piyano pedagojisi ile ilgili olarak sürekli güncellenen makaleler ve yayınlarımız için lütfen www.piyanopedagojisi.com sitemizi ziyaret ediniz.

221 görüntüleme