Neden Piyano Eğitimi?


Doğadaki tüm güzelliklerin davetine açık olan çocukların, kişiliklerinin şekillenmeye başladığı yıllarda tanışacakları farklı sanat etkinliklerinden olumlu olarak etkilendikleri açıktır. Tüm bu sanat dalları arasında hiç kuşkusuz, müziğin ayrıcalıklı bir yeri vardır. Çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimleri için eğitimciler, erken yaşta edinilen olumlu müzikal deneyimlerin önemini vurgulamaktadırlar.

Ülkemizde sıklıkla ihmal edilen sistemli ve kapsamlı müzik eğitimi, doğru şekillerde çocuklarımıza sunulamadığı için, fiziksel ve ruhsal gelişimlerinde önemli bir destekten yoksun kalınmaktadır. Burada, fen bilimleri ve yabancı dil gibi derslerin çok önemli olduğunu bilen ve sanat aktivitelerinin çocuğu “derslerinden alıkoyacağını” düşünen bazı anne-babaların da, bilgi eksikliğinden kaynaklanan hataları vardır. İyi bir planlamayla çocuklarımız, derslerinden geri kalmamalarının yanında, müzik eğitiminin onlara sağlayacağı disiplin, özgüven, estetik anlayış ve motor becerilerde gelişim gibi birçok artıya da sahip olacaklardır. Ayrıca, müzik eğitiminin uzun dönemde analitik düşünce yapısı ve akademik başarıya olumlu katkısının olduğunu iddia eden bilimsel çalışmalar da vardır.

Tüm sanatsal aktivitelerin çocuklar üzerindeki olumlu etkilerini kabul etmekle birlikte, piyanonun sahip olduğu özel yeri vurgulamakta yarar vardır. Bazı araştırmalarda, piyano klavyesinin yapısının, insan bilincinin işleyiş tarzına uygun olduğu ve tüm diğer müzik aktivitelerinin getireceği fiziksel – duygusal yararları sağladığı gibi, beynin mantıksal işleyiş kapasitesini de arttırdığı iddia edilmektedir.(*)

Kısaca şunu söylemek doğru olur: Piyano eğitimini doğru zamanda, doğru kişilerden, doğru yöntem ve materyalle almaya başlayan istekli bir öğrencinin, kişisel gelişimine önemli bir katkı sağlanmaktadır ki dünyada ve ülkemizde, sosyal sorunların devasa büyüklükleri karşısında, bireylerin kişisel gelişimlerini desteklemek, çok önemli bir sorumluluktur. Zoltan Kodaly’ın söylediği gibi: “Müzik dinleyicisi yetiştirmek, bir toplum yetiştirmektir”.

Kimler Piyano Dersi Alabilir?

Günümüz pedagoglarının çoğu, kişilerin sahip oldukları farklı genetik özelliklerin kendilerine müzik yapma konusunda bazı ayrıcalıklar sağladığı görüşünü kabul etmekle birlikte, doğuştan gelen yeteneğin temel müzik eğitimi için olmazsa olmaz bir koşul olduğuna inanmamaktadırlar. Her çocuğun, doğru yaşta, doğru yöntemlerle müzik eğitimi alabileceğine yönelik anlayışlar yaygınlaşmaktadır.Bu, çok sevindirci bir gelişmedir. Ülkemizde de eğitimciler, özellikle son yıllarda, bu konuda büyük adımlar atmaya başlamışlardır.(Burada söz edilen temel müzik eğitimi kavramının, örneğin konservatuvar bitirecek bir konser piyanistinin alacağı profesyonel piyano eğitimiyle karıştırılmaması gerekmektedir. Kuşkusuz ki, profesyonel bir piyanistin çok zorlu eğitiminin, doğuştan gelen bazı beceri, anlayış, algı ve yetenek farklılıklarına ihtiyaç duyması doğaldır).

Her birey, her yaşta piyano dersi alabilir. Ancak, dört yaşında, doğru eğitimle bu işe başlayan ve yıllarca düzenli çalışabilecek olan bir çocukla, kırk dört yaşında bu işe başlayan ve zorlu iş hayatı dolayısıyla çok az zaman ayırabilen bir kimseden beklentiler farklı olacaktır. Ancak, müziği ve piyanoyu hayata bir artı olarak almak, ortak noktalarıdır.


Piyanoya başlamak için ideal yaş, genellikle 4-6 olarak kabul edilmektedir, ancak, bu küçük yaş, özel pedagojik yöntemler ve anlayışlar gerektirmektedir. Bu yaş çocuğu, pek çok avantaja sahip olmakla beraber, kendi yaşına uygun dünyasında yaşamakta ve öğretmenin, kullandığı yöntemlerle “o dünyaya girmesine” gereksinim duymaktadır. Onu oradan alıp, daha sonra, okul çağında karşılaşacağı ve biz yetişkinlerin alışık olduğu daha katı “sorumluluklar” dünyasına çıkarttığınızda, sonuç başarısızlık ve hatta soğuma olabilir ki bu da istenmeyen bir şeydir. Amaç, bu yaşa öncelikle doğru temel müzik becerilerini kazandırmak, çalgıya bir hazırlık sağlamak ve her şeyi uzun dönem perspektifiyle programlayarak, ileriki müzik yaşantısına sağlam ve gerçekçi bir altyapı oluşturmak olmalıdır.


Klasik piyano eğitim yöntemleri, bu yaş grubunda çocuğa soğuk, yorucu ve hatta sıkıcı gelebilir. Öncelikli amaç müziği sevdirmek olduğu için, bu dönemde ona, yaşına uygun pedagojik yöntemle yaklaşabilecek eğitimcilere ulaşılamıyorsa (ki ülkemizde sayıları azdır), zorlayıcı bir çalgı eğitiminde ısrar etmek yerine, diğer çocuklarla birlikte alabileceği temel müzik eğitimi aktivitelerine (Orff gibi) yönlendirilmesi daha doğru olacaktır. Zorlayıcı ve yanlış çalgı eğitimi, erken yaşta çocuğu çalgıdan soğutabilir. Unutmayalım, çocuk, müzik aktivitesine açıktır; onu bundan soğutan etmenler, genelde, ondan değil, onun çevresinde şekillenen başarısız müzik eğitimi ortamından kaynaklanmaktadır.

4-6 yaş ideal olmasına rağmen, yaşı daha büyük olan çocuğunuz da piyanoya başlamak için geç kalmış sayılmaz. Geç yaşta başlayıp, büyük özverilerle ilerleyerek profesyonel piyanist dahi olmuş kişiler vardır. Çocuğunuz ya da siz bu yaşlarda başlama fırsatını kaçırdıysanız bile, daha fazla özveriyle, daima piyano eğitiminden alacağınız pozitif şeyler olduğunu hatırlamalı ve çekinmeden bu hayalinizi gerçekleştirmeye çalışmalısınız.


(*) Müzik çalışmalarının merkezi sinir sistemini olumlu yönde etkilediğiyle ilgili birçok bilimsel araştırma vardır. Bunlardan bir örnek, http://www.musicianbrain.com sitesinde incelenebilir.


Buğra Gültek


Piyano Eğitimcisi / Müzik Yazarı


www.piyanopedagojisi.com

www.gultekpiyanoakademisi.com

gultekpiyano@gmail.com

Piyano pedagojisi ile ilgili olarak sürekli güncellenen makaleler ve yayınlarımız için lütfen www.piyanopedagojisi.com sitemizi ziyaret ediniz.