20. yy.'da Piyano


19. yüzyıl, piyano için altın bir yüzyıl olmuştu. Konservatuvar doğmuş, çalgımız yapısal olarak kendine yeter hale gelmiş ve bugün hayal edebileceğimizin dahi üstünde bir popülariteye ulaşmış, besteci piyanistler magazinin en tepesinde, krallar gibi ilgi ve hürmet görür olmuşlardı.


20. yüzyıl başı ise, piyanonun sosyal ve ticari genişlemesinin durduğu ve daha gerçekçi ölçülere indiği bir dönemdir.


1910’lardan önce, bu düşüşün ilk belirtileri gözlenmeye başlanmıştı. Ancak, müzik anlayışları ve kalitesinde de belirli bir yükselme de görünüyordu. Klasik müziğin şaheserlerinin kıymeti daha iyi anlaşılmaya ve takdir edilmeye başlanmıştı. İnsan kitlelerinin daha kaliteli müziği talep etmeleri ve müzikten daha iyi anlamalarıyla, piyano satışlarının azalmaya başlaması aynı dönemlerde gerçekleşmişti.


Rakamlar, bu gerçeği daha iyi anlatmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri Sanayi Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 1909’da üretilen 364.545 piyano, 1919’da 341.652’ye düşmüştü; nüfus % 14 artarken üretim % 6.28 azalmıştı. 1925’te yakalanabilen 306.584 rakamı, nüfustaki %8’lik artışa karşın üretimde, yaklaşık %10’luk düşüşü göstermekteydi. Amerika’daki Büyük Buhran, 1919’da, 1915’e oranla, üretimde % 57’lik düşüşe neden olacaktı.


Bu düşüşte dikkati çeken bir eğilim de gözlenmektedir. 1909 yılında, satılan tüm piyanoların içinde kuyrukluların oranı %2.4 iken, 1927’de bunlar, toplam üretimin %21.4’ünü oluşturmuşlardı. Bu sonuç, ev kullanımlarında duvar piyanolarına olan talebin, daralan alım güçlerine paralel olarak düştüğünü, fakat yükselen müzik kültürü ve kalitesiyle birlikte yeni açılan senfoni orkestralarının, müzik okullarının ve benzeri kurumların kuyruklulara ilgi gösterdiğini göstermektedir. Bu yıllar, cazın da parladığı yıllardır; ancak, hepsi bir araya gelse de, piyano üretimi ve talebinin düşüşü engellenememiştir.


Amerika’daki yıllık piyano üretimi, 300.000 adet etrafında dönüp dururken, çalgının içinde bulunduğu negatif eğilim, başka sektörden kimseleri de bu konuya eğilmeye itiyordu. The Antiquarian adlı, eski mobilya ve antik eşya dergisinin editörü Esther Singleton, Ekim 1924 sayısında şöyle yazmaktaydı:

Victola’ların ve radyonun devrinde artık piyano, sıradan evlerde daha az görülmeye başlanmıştır... Daha az acemi bunu çalmaktadır... Bu da, az sayıda, ama gerçekten yetenekli öğrencileri cesaretlendirmektedir... Piyano, zor bulunabilme tehlikesiyle karşı karşıyadır”.


Atlantik Okyanusu’nun öteki yakasında da durum aynıydı. Londra’da yayınlanan New Statesman’in müzik eleştirmeni Walter J. Turner, 29 Ağustos 1925 sayısında, “Pianoforte’nin Ölümü” adlı bir makale yazmıştı. Adı verilmeyen, ancak, “çok tanınmış bir İngiliz müzisyeni”yle yaptığı söyleşide, şunlar dile getirilmişti:

“Radyonun ve gramafonun amatörlerin çok ilgisini çektiği bu zamanda, kemanın ve piyanonun yakın gelecekte eski moda kalacağına ve unutulacağına inanıyorum”.


Turner da, piyanonun ölümüne üzülmemiştir. İngiliz evlerindeki durumu şöyle açıklar:


“... Günlük, hatta haftalık kullanılan bir çalgıdan çok, bir mobilyaya benzemektedir. İngiliz topraklarında emekliye ayrılan piyano sayısı, hiç olmadığı kadar fazladır... Viyol ya da harpsichord örneğinde olduğu gibi, elli yıl içinde pianoforte de tümden unutulursa hiç şaşırmayacağım”.


Turner, Beethoven, Schumann, Chopin, Brahms ve Liszt’in müziklerinin de yakın gelecekte unutulacağını ileri sürmüştü.


Piyano, artık tahtından olmuş bir idoldü. Ancak, bir süre sonra, toplum hayatının içinde, çok şatafatlı olmasa da, düzenli ve önemli bir yere yeniden kavuştu. Güzel sanatlar dünyası içindeki yeri ve önemi devam ediyordu; piyano resitalleri veriliyordu, orkestrayla çalınıyordu, şan konserleri piyano eşliğiyle yapılıyordu. Dış dünyanın tüm daralışına karşın, hiçbir şey olmamış gibi, kendini müziğe ve piyanoya adamış bir grup bulunuyordu. Paradoksal olarak, piyanoyu amatörlerin hayatından kopartan gramafon ve radyo, gerçek müzikseverlerin piyano dinleyebileceği yeni bir ortam da sunmaktaydı.


Buğra Gültek


Piyano Eğitimcisi / Müzik Yazarı


www.piyanopedagojisi.com

www.gultekpiyanoakademisi.com

gultekpiyano@gmail.com

Piyano pedagojisi ile ilgili olarak sürekli güncellenen makaleler ve yayınlarımız için lütfen www.piyanopedagojisi.com sitemizi ziyaret ediniz.


KAYNAKÇA:

LOESSER, Arthur. (1990). Men, Women and Pianos – A Social History. New York: Dover Pub.

EHRLICH, Cyril. (1990). The Piano – A History. New York: Oxford University Press.

12 görüntüleme